Home / Haberler / “Dijital İletişim Çağı ve Edebiyat” Dosya Konulu Yeni Sayımız Yayınlandı

“Dijital İletişim Çağı ve Edebiyat” Dosya Konulu Yeni Sayımız Yayınlandı

Dergimizi PDF olarak okumak ve indirmek için tıklayınız

Muhterem Okurlar,

Sanal dünyanın ana işlevi, ihtiyaç duyulan/duyulmayan haberi
ya da bilgiyi iletmektir. Buna, iletiyi yeniden üretmek, değiştirmek,
abartmak ve olmayanı varmış gibi göstermek de dâhildir. Tabii onun
bu becerisi; donatıldığı ansiklopedik bilgiyi fevkalade kullanmasına
dayanır.
Merak edenler için söylüyorum:
Sanal ortamın gösteri üretkeni oluşu, edindiği nicelikle karar verme
merciine dönüşmesi; akabinde insani duyarlılığı yönlendirmesi,
düşünce alanını zayıflatmasındandır. Nitekim güçlendirilmiş konumuyla
olsun algılatma tarzıyla olsun o, ele geçirdikleriyle hayatın ve
hayallerin nihai amaçlarını ihlal etmiştir. Özendirdiği rol modellere
“bağlantıda kalanları” birbirinden uzaklaştırmıştır. Öyle ki dijital bağımlıların
her biri hiç düşünmeksizin ve hızlandırılmış göstergelerle
bizzat kendi hücresini örmüştür.
Kişinin kendisine ve çevresine karşı yaygınlaştırdığı köreltici bir
olgudur bu.
Zira dijital teknolojinin sağladığı ortamlar, cep telefonuyla birkaç
mecraya girmeyi birkaç videoya bakmayı çoktan aşmıştır. Sosyal
medyadan bilgisayar oyunlarına, sanal gerçeklik uygulamalarından
sohbet robotlarına ve oradan yapay zekâlara; artık çok geniş bir yelpazeye
yayılmıştır. Oysa yapay zekâ yazılımlarının gelişmişlik düzeyi
hâlâ tam olarak bilinmediği gibi, öne çıkanların (Sora, Gemini, Dr.
Watson vs.) şimdiye dek neleri öğrendiği ve nelere muktedir olduğu
meçhuldür.
Arka planda aktif olan yapay zekâların hiçbiri ahlaki bilince sahip
değildir. Ayrıca deneyimsizdirler; kişileşmiş de sayılmazlar. Bunun
yanı sıra aynı soruya benzer mekanik cevaplar oluşturur, görüşleri
tıpkıbasım deposuna aktarırlar. Zihne salgıladıkları yasaya veya insanlığa
aykırılıktan suçluluk duygusuna kapılmazlar. Duygudaşlık
kuramazlar. Yine coğrafya, yaş ve cinsiyet farkı gözetmeksizin muhatabını
her türden taşkınlık girdabına taşıyabilirler. Sebebi ise dijital
dünyanın “görünenden çok görünmeyenin etkin olduğu bir dünya”
olmasıdır.
Son birkaç yıldır denetim, araştırma ve tartışmalar artmakla birlikte,
dijitalleşmenin gerçek manada etkilerine ilişkin bilanço henüz
çıkarılamamıştır. 2020 yılında başlatılan “Sosyal İkilem” belgeseli de
yarım bırakılmıştır. Aksine pandemi süreciyle herkes alarm verilecek
düzeyde sanal dünyaya taşınmıştır. Dahası, giriş, çıkış ve tıklama
serbestliği bir o kadar da sezgi gücünü kemirmiştir. Çoğu kişi, onun
sunduğu imkânlar dolayısıyla olumsuz hücrelerin kontrolsüz olarak
çoğalıp büyümesine kayıtsız kalmıştır. Hâliyle dijital teknolojinin,
insanlığı daha iyiye götürüp götürmediği hususu gittikçe belirsizleşmiştir.
İşte bu çağın edebiyatı böylesine puslu bir ortam içinde varlığını
sürdürmektedir. Hem de öznesinden kopmadan.
Gelecek sayımızın dosya konusu: “Entelektüel Sezgi ve Edebiyat.”
Yeniden buluşmak ümidi ve dileğiyle Allah’a emanet olunuz.
Bizim Külliye

Check Also

Şair Yavuz Bülent Bâkiler hayatını kaybetti

ŞAİR VE YAZAR YAVUZ BÜLENT BAKİLER VEFAT ETTİ Türk edebiyatının önemli isimlerinden Danışma Kurulu üyemiz …

Bir Cevap Yazın